AKÇAKÖY KÜLTÜR - DAYANIŞMA VE KALKINDIRMA DERNEĞİ / AKÇADER
ANASAYFA
YÖNETİM
HUKUKİYAPIMIZ
HEDEFLERİMİZ
ETKİNLİKLERİMİZ
KÖŞEYAZILARI
WEBBÜLTEN
ÜYELERİMİZ
BİYOGRAFİLER
FOTOGALERİ
AKÇAKÖY
AKÇAKÖYSPOR
SİTEÜYELERİMİZ
İLETİŞİM
LİNKLER
SİTEİÇİARAMA
Z. DEFTERİ
Anket
Dernekle ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerden hangisi sizi daha iyi tanımlamaktadır?
 
Akçaköy Derneği, Akçaköy için çok önemli bir organizasyondur
 
Dernek çalışmalarını ve katkınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Dernek üyesi değilseniz; dernek üyeliği hakkındaki görüşünüz
 
AKÇADER ile ilgili görüşünüz.
 
Akçaköy Derneği feshedilmeli midir?
 
Acilanket: AKÇADER sahipsiz kaldı, kapanabilir; siz, Akçaköylü olarak bir katkı sağlar mısınız?
 
Akçaköy'ün, derneğini yaşatacağına inanıyor musunuz?
 
AKÇAKÖY DERNEĞİNİN GELECEĞİ / Kemal Üçüncü: 08.06.2008 PDF Yazdır E-posta

AKÇAKÖY DERNEĞİNİN GELECEĞİ

Yrd.Doç.Dr. Kemal Üçüncü

Belirli amaçlar etrafında demokratik baskı grubu olarak topluma ve devlete sesini duyurmak, üyelerinin hak ve çıkarlarını koruyarak sorunlarına çözüm bulmak üzere kurulmuş dernekler de sivil toplum örgütlerinin bir alt grubunu oluştururlar.

Dernekler, birbirini etkileyen ve birbirinden etkilenen üyelerden oluşur. Her derneğin kendine özgü bir kimliği vardır. Bu kimliğin ortaya çıkmasını sağlayan en önemli faktör ise derneği oluşturan üyeleridir. Her üye, farklı, bilgi ve yetenekleri, farklı ilgi alanlarıyla, farklı siyasi eğilimleriyle o derneğin zengin insan kaynaklarını oluşturur. Bir dernek, üyeleri ne kadar farklı birikim ve eğilimlere sahipse o ölçüde daha güçlüdür. Moral, sosyal, kültürel ve siyasal birikimleriyle farklı olan üyeler üyesi oldukları derneğe de farklı fikirler, değerler, projeler sunarak dernek çalışmalarına büyük bir hız kazandırırlar. Bu nedenle farklılıklar bir korku ve endişe kaynağı ya da aykırılık değil, güçlülük ve zenginlik kaynağı olarak görülmelidir. Her üye birbirinden bir şeyler öğrenirken, dernek aynı anda bunların hepsinden yararlanır.
Üyeler, uyulması istenen zorunluluklar yerine, bilgi ve yeteneklerini kullanmak üzere verilen fırsatlarla motive edilmelidir. Dernekte her üye potansiyel bir yönetici, bir lider olarak görülmelidir. Her üye de derneğe katacağı bir şeyler üretecek potansiyele ulaşmak üzere çaba göstermelidir. Her üyenin dernek yararına sunmak üzere az ya da çok bir katkısı olabileceği düşünülmelidir. Her insanın yapabileceği, elinden gelebilecek mutlaka bir şeyler vardır. Kimi üyeler, bir projenin parasal kaynaklarını bulmakta, kimileri projeyi uygulamaya koymakta, bazıları güzel yazı yazmakta, bazıları güzel konuşmakta, bazıları sosyal etkinlikleri organize etmekte yetenekli olabilirler. Bütün üyeler, ortak çalışmalar ve fedakarlıklar için inandırıcı nedenlere, somut hedeflere ve yeterli psikolojik motivasyona sahip oldukları sürece dernek faaliyetlerine daha etkin olarak katılırlar. İnsanlara yapılabilecek en büyük iyilik, kendi zenginliklerimizi onlarla paylaşmak değil, onların kendi zenginliklerini keşfetmelerini ve geliştirmelerini sağlamaktır.

Üyeler ilk başlarda, derneğin amaçlarının, kendi hak ve sorumluluklarının neler olduğunu bilmeyebilirler. Bu gibi eksikliklerin giderilmesi planlı ve sürekli eğitim çalışmalarıyla sağlanmalıdır. Dernek yönetimleri, üyelerin istediği her soruyu sorabileceği, istediği her şeyi öğrenebileceği, istediği her fikri açıklayabileceği demokratik bir ortam oluşturarak, onları tatmin edici her türlü açıklamalar yapmaktan kaçınmamalıdırlar. Böyle bir sürecin yaşanması engellendiği takdirde, üyelerin sorunlarla nasıl başa çıkabilecekleri konusunda gerekli bilgi ve deneyimlere sahip olma olanakları da engellenmiş olur. Bilinçli bir toplumsal yapıya kavuşmak bilinçli bir üye yaratmakla başlar.

Akçaköy Derneği 12 Mart 1999 Cuma günü kurulmuştur. 9 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdüren derneğimize, 6 Haziran 2008 tarihi itibariyle 383 üye kaydı yapılmış; istifa, vefat ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesi ile 49 üyenin kaydı silinmiştir. Halen 336 aktif üyemiz mevcuttur. Üyelerimiz arasında Akçaköylü olmayan dostlarımız da mevcuttur.

Derneğimizin gerçekleştirmiş olduğu bazı faaliyetleri aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:

A-    Statik Faaliyetler;
·    Akçaköy yemek – eğlence geceleri,
·     İftar yemekleri,
·     Geleneksel 2. Akçaköy gecesi,
·     Sünnet şöleni,
·     Maç yayını aboneliği,
·     ÖSS kursu,
·     Öğrenci yardımları,
·     Akçaköy okullarına ayni ve nakdi yardımlar,
·      Hasta ve ihtiyaçlı kişilere yardım,
·     Akçaköy dergisi,
·     Tiyatro günleri,
·     Dernek fiziki donanımları; kat kaloriferi, havalandırma tesisatı, klima cihazı, oturma – dinlenme salonu, ilan panosu, çelik kapı, dernek tabelası, yönetim kurulu odası, tuvalet onarımı,

B-   
Dinamik Faaliyetler;
·    Akçaköy Harmancık Şenlikleri,
·     Bilgisayar, yazıcı,
·     Televizyon
·     İnternet,
·     Web sitesi,
·     SMS kurumsal hattı,
·     Anket çalışması,

Kaynakları ile etkinliklerini bir arada değerlendirirsek, derneğimiz tipik tabela derneği olmanın ötesinde etkinliklere imza attığını ifade etmek kompleks ürünü sayılmamalıdır. Derneğimiz, kuruluş aşamasında ve sonrasında bir çok üyemizin doğrudan ve dolaylı katkıları ile bugüne kadar varlığını sürdürebilmiştir. Bütün bunlara karşın, Akçaköy adını taşıyan derneğimizin hedeflerini gerçekleştirmekte başarılı olduğunu iddia etmek de mümkün değildir. Ancak, Akçaköy Derneğinde iyi işlemeyen bir mekanizma sözkonusudur. Temel organizasyon alt yapısı henüz kurulamamış, yönetsel ilkelere ve insan kaynaklarına ilişkin sağlıklı bir gelişme ve iletişim ortaya konulamamıştır. Derneğimizin hedefine ulaşmasında en önemli katkıyı sağlayacak yardımlaşma ve dayanışma kültürü istenen olgunluğa ulaşamamıştır.

Sorunlarımız;
q  Bütün sistemlerde olduğu gibi derneklerde de yönetim, önemli bilgi, birikim ve deneyim gerektirmektedir. Diğer yandan, dernekler bir ölçüde resmi olmayan bir örgütlenme yapısı gösterdiğinden hiyerarşik ilişkiler zayıf, kurmay ilişkiler hakimdir. Dolayısıyla, dernek yönetimlerinde görev alan insan kaynaklarının benzer niteliklere sahip olması, ekip ruhu taşıması, saygı ve sevginin hakim olduğu bir yapı taşıması kaçınılmazdır. Hayat anlayışları, üretim kültürleri, sosyal ve kültürel özellikleri farklılık gösteren insanların aynı ekipte saygı ve sevgi ruhu içinde hizmet görmeleri beklenemez. Kendisine hedef belirlemeyen bireyler kurumlara hedef tayin edemez. Yapılan faaliyetlerin maliyetlerinin kendisine mal edileceği korkusu taşıyan bireyler yöneticilik yapamaz. Toplantılara katılma alışkanlığı olmayan, katılmadığı toplantılarda alınan kararları engelleyebilen yöneticilerin kurumları başarılı olamaz. Ki, bunda diğer yöneticilerin de hangi düzeyde olduğunu kestirmek için fazla bilgiye gerek yoktur. Derneğimizin bugüne kadar oluşturduğu yönetim organları, homojen ve kendi içinde tutarlı, hedef belirleyebilen, Akçaköy aidiyetini taşıyabilen bireylerden oluşmamıştır.  Yönetim organları oluşturulurken genellikle Akçaköy’ün kültürel yapısı dikkate alınmıştır; öncelikle akraba ve mahalle yapısı. Halbuki, kurumların profesyonel yönetiminde görev alacak bireylerden bu tür kimlikler aranmaz. Yönetici seçiminde aranması gereken ölçütler yerine; dengeleri korumaya yönelik nitelikler arandığı sürece Akçaköy Derneği başarılı olamayacaktır. Bunca deneyimden sonra beklenen odur ki, Dernek yöneticilerinden Akçaköy aidiyeti, hedef seçimi, bilgi, deneyim, proje birikimi olan ve daha önemlisi insani değerleri önemseyen bireylerin seçimi ile daha başarılı olunabilecektir. 

q   
Dernek faaliyetleri planlanarak yürütülmelidir. Derneğimizin 2007- 2008 dönemi için model stratejik planı hazırlanmış olmakla birlikte, yönetim kurulunun bu konuda yeterli duyarlılığı gösterememiştir. Hedefler belirlenerek planlı, programlı çalışmalar yapılabilirse, daha başarılı olunabilir.

q  
Dernek yönetim organlarının oluşturulmasında genel kurul öncesi gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Üyelerin yönetim organlarına gönüllü talip olmaları derneğin gücünü artıracaktır. Derneğin borcu olduğu gerekçesi ve “üstüme kalır” korkusu ile yönetim organlarında görev almaktan kaçan bireylerin de ayıklanmasında derneğin başarısı adına yarar görülmektedir.

q   
Derneğimizin, kurumsal yapıya kavuşturulmadan, üyelerin yönetim kurullarının çalışmalarını denetlemesini ve yönlendirmesini sağlanmadan başarılı olması mümkün değildir. Dernek yönetim organları yasa, yönetmelik ve tüzük hükümlerine uygun şekilde katılım sağlamamaktadır. Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Disiplin Kurul arasında bir koordinasyon kurulamamıştır. Yönetim organlarında görev alan yöneticilerin katılım ve katkılarının denetimi yapılmalı, gerekli yasal yaptırımlar resmi içeriğinde uygulanmalıdır. Toplantılara katılmayan, aldığı görevleri yürütmeyen, alınan kararları sabote eden yöneticilerin sorgulanması ve gerekli önlemlerin alınması başarıyı artıracaktır.

q  
Derneğimizin yönetim organları, özellikle denetim kurulları ve disiplin kurulları sözde oluşturulmaktadır. Sözkonusu kurulların görevleri ciddi sorumluluğu gerektirmektedir. Uyduruk faaliyet raporları hazırlamak veya denetimleri zamanında yapmamak derneğin etkinliğini zayıflatmaktadır. Üyelerle ilgili soruşturmaların yapılamaması da katılımcı üyelerin moral değerlerini olumsuz etkilemektedir. Yönetim organlarının planlı, programlı biçimde dernek yazılı belgelerine uygun olarak faaliyetlerini yürütebilmesi halinde daha başarılı olunabilecektir.

q   
Dernek yönetimi ve sorumluluklarının üye tabanına yayılmasını sağlayacak düzenlemelerle, sınırlı sayıdaki yönetici üyenin yükü hafifletilmelidir.

q   
Derneğimiz, öncelikle üyeleri tarafından ve yöresince benimsenebilmiş değildir. Dernek üyelerimiz, derneğin varlığı ve sürekliliğinin sağlayabileceği kazanımlara ilişkin bir inanç birliği ortaya koyamamışlardır. Bunun da ötesinde, bir kısım üyelerimiz, derneğin birliğine ve dirliğine katkı bir yana, bilinçli ya da bilinçsiz tutum ve davranışları ile sona ermesi konusunda önemli birer etken olarak ortada durmaktadırlar.

q  
Derneğimizin kuruluş aşamasında ve sonraki yıllarda yönetim organlarında görev almış üyelerin çoğunluğunun Akçaköy ve Derneği ile ilgili tutum ve davranışlarının Derneğimizin kuruluş amaç ve hedefleri ile bağdaşmayan ölçüde tutarsızlık içinde oluşu muhtemeldir ki, Akçaköy’ü derinden yaralamakta ve üzmektedir. Derneğimizin gerek kurucusu ve gerekse yönetim kurullarında görev almış 31 üyenin 14'ü derneğimizle organik bağlarını kesmişlerdir [Yöneticilerimiz].

q  Derneğimiz, üye kabulünde seçici davranamamıştır. Üyelerimizin büyük çoğunluğu üye kaydı tarihinden itibaren 9 yıl geçmesine rağmen hiç aidat ödememişlerdir. Dernek üyeliği, tüzük değişikliği ile yeniden tanımlanmalıdır.

q  
Derneğin yönetiminde gönüllülük esasına göre görev alan ve katkı sağlamak üzere kapasiteleri ölçüsünde çaba harcayan üyeler sonraki dönemlerde dernekle iletişimlerini ve ilişkilerini hemen tamamen kesmişlerdir. Nedeni üzerinde herhangi bir veri, dahası makul olabilecek bir gerekçe mevcut değildir. Derneğin güçlenmesi yönünde katkı sağlaması gereken bu üyelerimizin dernekten uzaklaşma nedenlerini açıkça ortaya koyabilme cesaretsizliği dernek hayatını olumsuz etkilemiştir. Zira, derneğin yönetiminde görev alan bireylerin görevlerinden ayrıldıktan sonra bağlı oldukları topluluktan kopmaları yeni üye olacak Akçaköylüleri de aynı yönde etkilediği gözlenmektedir. Olumsuz gelişmelerin bilinmezliği, olumsuz yorumları da beraberinde getireceği unutulmamalıdır. Geçmişte yöneticilik yapan üyelerin mevcut tutum ev davranışları, gerek mevcut üyeleri ve gerekse potansiyel üyeleri bilinçli olarak olumsuz etkileyebilecekleri ilk akla gelebilecek olumsuz bir olgudur. Akçaköy ve dernek arasında bir ilişkilendirme yapıldığında, bu tutum ve davranışların Akçaköy’e ve Derneğimize olumsuz bir darbe vurduğu malumdur. Şimdi, geçmişte yönetimin çeşitli kategorilerinde görev almış ve yöresel değerlerini unutmuş ve ihmal etmiş, hatta yasal yükümlülüklerini ısrarla yerine getirmekten uzak kalmış ilgili üyelerimizin Akçaköy’e dönüş yapmaları beklenmektedir.

q   
Üyelerimizin katkılımı ve katkıları Akçaköy adına uygun düzeyde değildir. Mevcut 336 üyenin ortalama 78'i düzenli olarak aidatlarını ödemektedirler [1. Grup Üyeler]. 147 üyemiz dernekle ilgili yükümlülüklerini yerine getirebilecek ve katılım sağlayacak durumda oldukları düşünülmekle birlikte, zaman zaman aidat ödemektedirler.   [2. Grup Üyeler]. Bunun dışında çok nadir aidat ödeyen ya da hiç aidat ödemeyen, çoğunluğunun Akçaköy, dernek, üyelik, dayanışma, yardımlaşma, kalkınma ve benzeri kavramlarla ilgili bilgi ve birikime sahip olmadıkları düşünülen 100 üye mevcuttur  [3. Grup Üyeler]. Bunların dışında 11 üyemizin yasal yükümlülüklerini yerine  getirecek  ekonomik  yeterlikte  olmadıkları düşünülmektedir [4. Grup Üyeler]. Üyeliklerini güncellemeleri için kimlik / adres bilgilerini sorgulamak üzere 235 üyeye yazı gönderilmiş, bu yazılardan 10 tanesi geri dönmüştür. 225 üyemiz bilgilerinin güncellenmesi ve hatta üyeliklerinin güncellenmesine ilişkin geri dönüşüm yapmamışlardır. Böyle bir üye topluluğu ile Akçaköy Derneğinin STK gibi hayatını sürdürmesi mümkün görülmemektedir.

q   
Akçaköylü hemşehrilerimizin ve üyelerimizin bir kesimi tarafından derneğimiz “siyaset yapılıyor”, “kumar – oyun oynanıyor” gerekçesi ile eleştirilmektedir. Akçaköy Derneği Akçaköy’ün Derneğidir. Akçaköylü olduğunu iddia edenler derneğinde siyaset yaptırmaz, kumar oynatmaz. Bu tür iddiaları olanların derneklerine sahip çıkmaları beklenir. Ancak, bugüne kadar iddia sahiplerinin derneklerine sahip çıkacak tutum ve davranış içerisine girmedikleri görülmüştür. Akçaköy derneği ne bir kumarhane ne de bir parti bürosudur. Akçaköy Derneğinin siyasethane ve kumarhane olarak işlev gördüğünü iddia edenler, derneğin nerede olduğunu bilmedikleri bilinmektedir. Derneği bugünlere taşıyanlar, sadece onların bundan ne çıkarları olduğunu bilememektedirler. Akçaköylüler Akçaköy Derneğinin adresini öğrendiğinde derneğimiz çok daha başarılı olabilecektir. Akçaköy Derneğinin adresini biz tarif etmiyoruz, ama valiliği arayanlara “Akçaköy Derneğinin karşısında” diye tarif ediyorlar.

q   
Akçaköy Derneği Akçaköylülerin gurbetteki bir sığınakları değildir, olmayacaktır. Akçaköy Derneğinin önemli ve nitelikli sayıda başka yörelerden de üyeleri vardır. Akçaköy Derneği bu özelliği ile bir simge niteliği taşır. Bütün Akçaköylüler bunu anladığında daha başarılı olabileceğiz.

q   
Belde dernekleri, öncelikle aynı yöre insanının ortak sorunlarını çözmek, beraberliği ve kültürel gelişmeyi sağlamak amacıyla kurulan sivil toplum örgütleridir. Bununla birlikte, dernekleri tüm sorunların çözüm mekanizması olarak görmek sorunları artıracaktır.

q   
Kimi üyelerimiz “dernek benim için ne yapıyor?, dernek ne yapıyor ki?, dernek ne yaptı ki?” sorularını sormaktadır. Bu Akçaköylülerin ve Dernek üyelerimizin hakkıdır. Derneğimizin; haklarına sahip çıkan, sorumluluklarına da yerine getiren üyelere ihtiyacı vardır. Ancak, bu soruyu sormanın yükümlülükleri olduğunu unutmamak gerekir. Üyelerimiz “Dernek ne yaptı?” sorusunu sormadan önce; “Ben Dernek için ne yaptım, ne yapıyorum?” sorusunun cevabını vermelidirler. Dernek üyelerimiz seyirci üye konumundan kurtulup katılımcı ve katkı sağlayıcı üye olursa, çok sorun çok daha kolay çözülebilecektir. Her sorundan şikayetçi olan ve çözümü hep başkalarından bekleyen,  kendilerini sorgulamayan bireyler, yansalar da akarsudan bir damla su alamazlar.  

q   
Akçaköy Derneği sosyal faaliyetleri düzenlemekte ciddi sorunlar ve güçlükler yaşamaktadır. Yönetim Kurulları üyelerin katlım isteksizliğinden dolayı bu tür organizasyonlardan kaçınmaktadırlar. Akçaköylülerin çoğunluğu da bu tür organizasyonlara katılmamaktadırlar. Ama, çoğu zaman tanıdık insanlar görüşememekten şikayetçidirler. Şehir hayatının ve iş yoğunluğunun görüşmeye, bir çift laf etmeye fırsat tanımadığından yakınırlar. Ama Akçaköy Derneğinin sağladığı bu tür fırsatları değerlendirmezler. Çoğu üye, bu tür organizasyonları duydukları halde davet edilmedikleri gerekçesi ile katılmazlar. Bu organizasyonlar özel mülkiyete tabi değildir. Kimi üyelerimiz Sevgili Salih’in deyişi ile “davet etmezlerse küselim, davet ederlerse gitmeyelim” anlayışı içerisinde Dernek organizasyonlarına katılmamayı ilke edinmişlerdir. Üyelerimiz Derneğimizin düzenlediği organizasyonlara katılır, katkı sağlarlarsa sorunlarımızı daha kolay çözebiliriz.

q   
Kimi üyelerimiz Derneğe katılımı sağlayamama gerekçesi olarak, katılanlar arasında "yüzünü görmek istemedikleri insanlar olduğunu", kimileri de "bilmediğimiz bazı şeylerin olduğunu" iddia etmektedirler. Görmek istemedekileri insanlar da bu üyelerimizin komşularıdır. Bunu için yorum yapma güçlüğü içerisinde, diğerlerinin de bilmediğimiz şeylerin bizleri yorduğunu bilmelerini isteriz. Kaynaşma yeteneği olmayan, komşuluğun zorunluluk olduğunu kavrayamayan, katılımı başka örtülü gerekçelerle reddeden bireyleri toplumsal yapılanmalardan uzak tutabilirsek, sorunlarımızı daha kolay çözebiliriz.

q   
Yardımlaşma ve dayanışma, bilgi toplama ve paylaşma, toplumsal faaliyetlerde bulunma, birlikte üretme ve birlikte yönetme gibi temel faaliyetlerin içinde yer almak yerine, bir yanda derneğin sorumluluğunu taşıyan az sayıdaki yönetici, diğer yanda aynı yönetim organlarında sorumsuzluk içindeki yöneticiler ve öte yanda sorumluluğunu taşıyan ve kıt olanaklarla faaliyetleri sürdürmeye çalışan yöneticilerin katılmayan ve katı sağlamayan üyelerce yerilmesi derneğimizin önemli sorunlarından bir grubudur. Yönetici her bireyin aynı samimiyet ve sorumluluk duygusu ile üretime katılması, üyelerin de faaliyetlere katılması, katkı sağlaması ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde daha başarılı olunabilecektir.

q   
Ülkemizde kolay örgütlenebilecek bir yapı sunan yöre dernekleri, salt üye olmak, üye yapmak gibi basit işleri temel amaç edinmeden, üyeliklerle büyüyen derneklerini, nitelikli ve nicelikli hale getirmeleri zorunludur. Dernekleri bir eğitim kurumu gibi görmek ve ilkeli hareket etmek gerekmektedir. Başlangıçta iyi gelişme gösteren dernekler, zamanla amaçlarından sapmakta, üyelerini genellikle yaş, cinsiyet ve eğitim olarak birbirine yakın insanlardan oluşturmakta ve üye mekanizması ve üye olan insanlar sıradanlaşmaktadır. Derneğe yeni üye kayıtları yapılırken, o yörenin kadınlarını ve gençlerini de göz ardı etmeden, eğitim seviyesi yüksek insanlar hedeflenmelidir.

q   
Pesimist olmaktan optimist olmaya fırsat bulamıyoruz. Gözlerimizin olumlu olayları ve faaliyetleri de görmesine izin verelim. Geleneksel deyimiyle “bardağın boş tarafını değil, dolu tarafını görelim” anlayışının doğru olmadığını kanıtlayabilirsek; yani boş tarafını görmeye çalışmamızın altındaki gerekçemiz ve amacımız onu doldurmak olursa, sorunları daha kolay çözebiliriz.  Karamsar insan, her olanaktaki engelleri, iyimser insan ise her engeldeki olanakları görür. Herşeye rağmen, iyimser insanlar gördüklerinin ne olduğunun ötesinde her zaman problem çözücüdürler.

q   
Tartışmalarımızın çoğunluğu düzeysiz ve seviyesizdir. Derneğimizi yöremiz insanı ile paylaşabilmeli; tartışma yerine, yöre insanına katkı sağlayacak projeler üretilerek icra edilmelidir.

q   
Derneğimizin, “aynı amacı taşıyan insanların bir araya gelerek birlikte davranabilme olanağı sağlayan bir organizasyon olduğunu benimseyen” insanlaradan oluştuğunu tam olarak ifade etmek mümkün değildir. Derneğimizin amaçlarını paylaşan  ve Akçaköy aidiyeti duyan inanları çoğaltabilirsek başarılı olabiliriz.

q   
Dernekler, insanlara demokrasi bilincinin de verildiği  demokratik kurumlar olarak kurulurlar. Ancak, bir şekilde bir araya gelmiş insanlar birbirlerini kucaklama amacı taşımıyorsa derneğin yapısı demokratik olmayacaktır. Derneğimizde insanlar henüz birbirlerini kucaklayabilecek niteliğe ulaşmış değillerdir. İyi niyetle bu organizasyon içine giren bireyler de yem olarak kullanılmaktadır. Böyle olunca da ortada ne hedef ne de ilerisi kalmaktadır. Üyelerimiz birbirlerini sevdikleri ölçüde derneğimiz daha başarılı olacaktır.

q   
Amaçlarımızı belirleyen temel etkenler, üzerinde yaşadığımız toprakların ve o toprağın üzerindekilerin sorunlarını içermelidir. Kimi Akçaköylülerin, toprağını bilemiyoruz ama üzerindekilere ilişkin duygusal bir yakınlık hissetmedikleri bir gerçektir. Akçaköylülerin, yöresini, yöre insanını ve gelişimini çalışma amaçları kapsamına alabildiği ölçüde başarılı olabileceğiz.

q   
Türkiye’de son nüfus sayımı ile 862 belde köye dönüştürülmüştür. Akçaköy 11.000 dolayındaki kayıtlı nüfusuna rağmen 2.497 nüfusu ile belde olarak kalmıştır. Bundan, Akçaköylülerin bir ders çıkarması gerekmektedir. Bu sonuçtan çıkarabileceğimiz dersler bizi başarıya ulaştıracaktır.

q   
Türkiye’de öğrenci sayısı 100’ün altına düşen liselerle birlikte Akçaköy Lisesi kapatılmıştır. 1979 yılında kurulan Akçaköy Lisesi 2010 yılında tarihe geçecektir. 29 yıl önce kurulan Akçaköy Lisesinin bugün, ki gelişmişliğimiz ölçeğinde kapanıyor olmasından dersler çıkarabilirsek, başarıya ulaşılabilecektir.

q   
Akçaköy, 1960 yılında beldeye dönüştürülerek belediyeye kavuşmuştur. Ülkemiz insanının aynı anlayışının hüküm sürdüğü beldemizde de seçimler ayrılıkçılığın vazgeçilmez unsuru haline getirilmiştir. Mahalle, parti, ideoloji, akraba kavramları birleştiricilik yerine bölücülük – parçalayıcılık için ilişkilendirilmiştir. Akçaköylü Akçaköy ortak paydasında kendini bulamamış, ortak özellikler unutulmuş, hep yıkıcı zihniyetler barındırılmıştır. İnsanlar birbirlerine çıkarları kadar değer vermiş, çıkar uğruna insanlar heba edilmiştir. Akçaköylü, kendini kaynaştıran özelliklerini öne çıkardığında, gönül kapılarını araladığında sorunların çözümü kolaylaşacaktır.

q   
Çok konuşuyoruz. Enerjimizin bütününü konuşmaya ve eleştirmeye ayırıyoruz. Bu yüzden üretmeye fırsat bulamıyoruz. Konuşmak yerine, fikirlerinizi ve projelerinizi Derneğimizin Web sitesinde yayınlarsanız daha yararlı olacağınıza inanıyoruz. Az konuşup, çok çalışarak sorunlarımızı daha kolay çözebiliriz.

q   
Akçaköy, aydın sayılacak insanları yetiştirdiği kabul edilen bir beldedir. Her ne kadar İle Köyü olarak tanınıyorsak da, İle Köyünün şimdi Akçaköy olduğunu öğrenen insanlar, eğitimimiz ile ilgili onur duyacağımız tanımlama yapmakta, Akçaköy’den önemli / aydın insanların yetiştiğini ifade etmektedirler. Aydın diye nitelendirilen Akçaköylüler, eğitimin ötesine geçerek üretimin içerisine girebilirlerse, sorunlarımızı daha kolay çözebiliriz.

q  
Akçaköy aydın yapısı ile otoritesini kaybetmiştir. Eskiden köy büyükleri diye tanınan ve şimdiki anlamda aydınlarının aldıkları kararlar birebir kabul görürdü. Dolayısıyla homojen ve saygın bir toplumsal yapı hakimdi. Şimdi herkes her şeyi biliyor. Aydınların otoritesi kaybolmuştur. Aydınlar, kendilerini diğer insanlara bu payeyi hak ettiklerini kanıtlayabilir ve toplumda bir otorite kurabilirlerse,  daha başarılı olabileceğiz.

q  
Öğretmenlerimiz misyonlarının tamamlanmış olduğu kanaatini sorgulamalıdırlar. Bugünün aydın yapısı içerisinde öğretmenlerimiz yerlerini alabilmişler midir? Öğretmenlerimiz toplumda geçmiş onlu yılların saygınlığını koruyabilmişler midir. Öğretmenlerimiz aydın kesim içerisinde konumlarını güçlendirdiği ölçüde, daha başarılı olabileceğiz.

q   
Meslek mensubu insanlarımız, Akçaköy ile ilgili sorunlara vakıf olabilmiş midir? Meslek alanları ile ilgili Akçaköy’ün sorunlarına ilişkin projeler üretebilmekte midirler? Meslek mensubu bireyler Akçaköy’ün sorunlarını algılar, projeler üretebilirlerse, sorunlarımızı daha kolay çözebiliriz.

Akçaköy aidiyetini hisseden,
Komşuluk ilişkilerinin sorumluluk inceliğini kavrayabilen,
Toplumsal yükü çevresi ile paylaşabilen,
Akçaköy Derneğinin amaçlarını ve hedeflerini benimseyebilen Akçaköylüler,
Derneğinize, dolayısıyla beldenize sahip çıkınız.

Küçük değerler, büyük işlerin başlangıcıdır.
Ne katarsanız, gönülden;
Mutlaka bilinecektir. 

08.06.2008
 
< Önceki   Sonraki >

Akçaköy Kültür - Dayanışma ve Kalkındırma Derneği ® 2007 .
Powered by Gülnet İnternet Hizmetleri