|
AKÇAKÖY VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA
Yrd.Doç.Dr. Kemal Üçüncü
"12 Mart Akçaköy Dayanışma Günü"
Bir başkasının yaşamasına yardım etmeyen, yaşadığını iddia edemez.
Merry BROWN
Toplum, tarihsel gelişme içinde, belirli bir üretim ilişkisinin belirli bir aşamasında bir arada yaşayan insanların tümü, topluluk. Toplum, sınırları belli bir doğal çevrede ortak amaçlar için bir araya gelen, birbiri ile örgütlü ilişki, işbirliği ve dayanışma içinde olan insanlardan oluşan topluluktur. Toplum üyeleri ortak bir yaşam tarzını benimser ve uygular. Başta kendi kendini korumak ve varlığını sürdürmek olmak üzere, temel çıkarlarını gerçekleştirmek için çalışan ve işbirliği yapan insanlardan oluşan, genellikle bir coğrafi yeri ve ortak kültürü bulunan, az çok kurumlaşmış bir karmaşık ilişkiler bütünüdür.
Dayanışma, bir toplumu oluşturan fertlerin duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanmasıdır.
Toplumsal dayanışma, toplumun kurum ve kuruluşlarıyla ortak değerlerde birleşmesi ve birlikte hareket etmesidir.
Yardımlaşma, sahip olunan gücün ve olanakların başkaları için kullanılmasıdır. Yardımlaşma maddi ya da manevi nitelikte olabilir.
İnsanlar birbirine yardımdan el çektikleri gün insanlık yok olur. Karşılıklı dayanışma olmazsa toplumlar olmaz.
Walter SCOTT
Toplumsal varlık niteliğindeki insan, tekil yaşamaz. Birlikte yaşamanın ön koşulu ortak değerlerin varlığıdır. Benzer ortak değerlere sahip olan insanların oluşturduğu toplumun bireyleri, birlikte yaşamanın gereği olarak dayanışmayı, yardımlaşmayı ve birlikte üretmeyi öğrenirler. Dayanışma, daha çok üretimi sağlar.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Bütün bireyler yaşamı boyunca başta ailesi olmak üzere; okul, kulüp, fabrika, işyeri, sendika, vb. gibi bir dizi toplumsal grupta yer alır. Buna karşın, toplumdaki bazı gruplar bazen din, ırk, soy, vb. özelliklerine bağlı olarak kendilerini toplumun bütününden soyutlayarak içlerine kapanabilirler.Birlikte olma bilinci taşımayan insanlar bir toplum oluşturamaz. Sosyal ilişkiler toplumu yaratır. Diğer yönüyle sosyal ilişkiler, kurumlar, gelenekler, örf ve adetler, normlar gibi sosyal alanda gözlediğimiz tüm özellikleri üretir ve bunların tümüne kültür denir.
Dayanışma toplum içi bireyler arasında olabileceği gibi, milletler arasında da olabilir. Avrupa Birliği, NATO, Birleşmiş Milletler toplumlar ya da milletler arasında dayanışma için önemli bir örneklerdir.
Toplumsal dayanışma, toplumun bireyleri ile nitelikli yaşamasını sağlayan önemli bir unsurdur. Bireyler arasında güven ilişkisi, demokrasi, hukuka saygı, kurumlar arasındaki iletişim, bireyler arası saygı ve bağlılık, devlete olan güven, olumlu ya da olumsuz her türlü gelişmelere verilen reaksiyonlar toplumsal yapının oluşmasına ve güçlenmesine etki eden önemli faktörlerdir. Toplumsal yapıyı oluşturan güçlü gerekçeler var oldukça, toplumsal dayanışma kültürü de güçlenecektir.
Başarı için çevresel faktörlerin de iyileştirilmesi gerekir. Çünkü, insan çevresindeki tüm olaylardan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenir. Bu etkileşim insana zarar verebileceği gibi, insanın hedefine ulaşmasına da önemli katkılar sağlayabilir. Dolayısıyla, dayanışma, toplumsal gelişmeyi ve ülke kalkınmasını sağlayacak önemli bir araçtır. Kendi başarısızlıkları toplum içinde olumsuz etki yapması halinde bireyler, kendilerini yorumlamalı ve değerlendirmelidirler. Bireyler, birbirleri ile uygunsuz rekabet içerisinde bir yarış yapmak yerine dayanışma içerisinde olabilirlerse, kendileri gibi çevrelerinin ve ülkelerinin de kalkınmasına katkıda bulunmuş olurlar.
Maddi ve manevi ihtiyaçlarını gidermiş insan dahi, çevresindeki olumsuzluklardan zamanı gelince olumsuz etkilenecektir. Hiçbir insan çevresini yok sayarak yaşayamaz. Günümüz küreselleşme gelişiminin etkisi ile, varsa bu tür olumsuzlukların bireylerin kulaklarındaki tınlaması artarak yükselecektir. Bireylerin tekil olarak mutluluğu bundan sonraki dönemlerde daha da güç olacaktır. Çevremizdeki yoksul insanların bugün de hala farklı ve ahlaki olmayan tutum ve davranışlar sergilemesi bu anlayışın gerçekliğini açıkça ortaya koymaktadır. Bunlar için geçersiz bir gerekçe ortaya konsa da, ahlaki değerlere sahip olmayan ve tekil yaşama içgüdüsü içindeki bireylerin varlıklarını ihtiyaçlar düzeyinden fazla artırmak üzere akıl almaz yol ve yöntemlere başvurdukları bir gerçektir. Dayanışma, sevgi, saygı ve hoşgörü varsa gerçekleşebilir. Birbirini sevmeyen, oşgörü sahibi olmayan, birbirinin haklarına saygı göstermeyen insanlar dayanışma içinde olamazlar.
İnsanların toplum içinde yaşamaları ve diğer bireylerle sosyal ilişkiler kurmaları onlara bazı yetkiler sağlarken, bazı yükümlülükler ve ödevler de yükler. Sosyal ilişkiler sonucu ortaya çıkan yükümlülükler ve ödevler toplumsal bir güç yaratır. Ödevlerin ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, toplumsal tepki ya da toplumsal otorite baskısının oluşumuna yol açar. Bireyler, yerine getirmekle yükümlü oldukları görevlerini ve yetkilerini belirli kurallara göre yerine getirirler. Bunlar; din, ahlak, örf ve adet, hukuk kurallarıdır. Bu kurallar bütünü toplumun kültürünü oluşturur. Bu temel kulların dışında görgü ve moda kuralları da bireylerin ödevlerini yapmada ve yetkilerini kullanmada bağlı oldukları kurallar arasında sayılabilir.
Toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bir araya gelmiş, örgütlenmiş, bütünleşmiş insanların tüm inançlar, kurallar, simgeler, kalıp davranışlar, değer ve normlar bütününü oluşturan kurumlara toplumsal kurumlar denir. Diğer bir deyişle kurum, toplumda yaşayan bireylerin ihtiyaçlarından doğan toplumsal yapının ve değerlerin korunması için zorunlu, sürekli ya da geçici kurallar bütünüdür. Toplumsal kurum işlevi gören kurumlar olarak aile, ekonomi, siyaset, din, eğitim, hukuk kurumu sayılabilir.
Toplumun değerler bütünü olarak kültür, insanların nasıl davranacaklarını ve hangi temelde bir araya geleceklerini belirler. Toplumsal kurumlar ise kültürün taşıyıcıları konumundadır. Topluma yeni katılacak olan birey, kültürü toplumsal kurumlarda kazanır. Aynı zamanda, topluma üye olmuş bireylerin toplum normlarından ve değer yargılarından uzaklaşması engellenir.
Toplumsal dayanışma için kişi ve kişilik önemlidir. Dayanışma kültürünün oluşması, öncelikle çağdaş toplumun teknolojik, ekonomik ve toplumsal gelişimine uyum sağalabilen, çağının insanı olmayı başarabilen kişilik özelliklerine sahip bireylerle mümkün olabilir. Toplumsal gelişmeye ayak uyduramayan ve eğitim eksiği olan bireylerin dayanışma kültürünü taşıması sözkonusu olamayacağı gibi, üretime de herhangi bir katkı sağlayamazlar. Dayanışma için öncelikle toplum bireylerinin bu kültüre uyumlu hale getirilmeleri gerekmektedir. Vatandaşlık bilgisinden noksan, üretim kültüründen habersiz ve dahası sevgi eksiği bireylerin dayanışma organizasyonlarına katkı bir yana, bu organizasyonların ziyan olmasına yol açabilirler. Kimi bireyler de dayanışmayı kavrayamayıp, alan taraf konumunda kaldıklarından dayanışma organizasyonları için ciddi arızalara yol açmaktadırlar. Bu gibi sorunlar, ana-babalardan başlayarak toplumsal kurumlar tarafından mutlaka çözülmelidir. Böyle bir sürecin uzun olması kurumlarda yılgınlık yaratmamalı, ana-babalar özenli davranmalıdırlar. Günümüz için genel geçer kişilik özelliklerinden önemlileri aşağıda sıralanmıştır;
· Akılcı,
· Bağımsız olan ama bağlılığı da yaşayabilen,
· Bireyselliğini ve diğerlerini koruyabilen,
· Empatik becerisi olan,
· Evrensel ahlak ilkeleri olan/bütüncü bir dünya görüşüne sahip,
· Gerektiğinde yardım almasını bilen,
· Hızlı problem çözücü,
· İçten denetimli,
· Kaba kuvvete değil, aklın gücüne güvenen,
· Kendine saygılı-güvenen,
· Kendini gerçekleştiren,
· Kendini gerçekleştirme yolunda ilerleyebilen,
· Kendini ifade etme hakkının bilincinde ve bu hakkın kullanımına saygılı,
· Kendisi ve çevresiyle barış içinde,
· Kendisinden haberdar olabilen,
· Koşulsuz saygıyı hissedebilen,
· Olasılıkları tasarlayabilen,
· Öğrenmeye açık olabilen,
· Sorumluluk duygusu gelişmiş,
· Uyum gücü yüksek,
· Yaratıcı düşünceye sahip.
Toplumsal başarı için bu nitelikler çok önemli olmakla birlikte; bu değerlerin hepsine birden sahip olmak ya da bu nitelikte birey olarak hazırlanmak mümkün olmayabilir. Ancak, her birey asgari “iyi niyetli” olmalıdır. İkinci koşul “akıl"dır.
Yardımlaşma ve dayanışma, bir toplumun gelişmesi için en güzel vesiledir.
KESLER
Bize gelince:
Önce birey olarak kendimizi test edelim;
Toplumsal dayanışmanın gereği nedir?
Toplumsal dayanışmaya ihtiyacımız var mı?
Toplumsal dayanışma bütün sorunlarımıza çözüm üretebilir mi?
Toplumsal dayanışma kültürümüz var mı?
Mensup olduğumuz topluma her bakımdan güveniyor, inanıyor muyuz?
Toplumsal dayanışmaya inanıyor muyuz?
Toplumsal dayanışma için kişisel özelliklerimiz yeterli mi?
Toplumsal dayanışma için yüreğimizi ortaya koyabiliyor muyuz?
Toplumsal anlamda hangi eksiklerimiz var?
Akçaköy nedir, ne olmalıdır?
Akçaköy, Eski adı İle, Trabzon’un Akçaabat İlçesi, Derecik bucağına bağlı belde; 3021 nüfus (1990). Belediye. PTT.
Şimdi 2010; Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı belde; 2497 nüfus (2007); Belediye. PTT. Sağlık Ocağı? Lise? Karayolu. AKÇADER.
Akçaköy, 1959 yılında belde olmuş, bugün önemli düzeyde kurumsallaşmış, eğitimli insanları ile çevresini aydınlatan bir yerleşim yeri.
Akçaköy’ün misyonu nedir, ne olmalıdır?
Sadece kendi içinde, kendi yağı ile kavrulabilen bir yerleşim yeri olmanın ötesine gitmeli midir Akçaköy?
Akçaköy bütün hedeflerini gerçekleştirmiş, eksiklerini tamamlamış mıdır?
Akçaköy’ün ihtiyaçları var mıdır?
Akçaköy, gelişmenin en önemli ayağı, en temel eksikliklerinden bir olan karayoluna kavuşmuştur. Karayoluna sahip bir yerleşim yerine ulaşım kolaylığı kadar, diğer eksiklerini gidermek de o ölçüde kolaylaşmış demektir.
Akçaköy’ün en temel sorunu, ülkemiz gibi, organizasyondur. Kurumları arasında geniş çaplı ve sürekli bilgi iletişimi sağlayacak koordinasyon komitesi oluşturulmalıdır. Akçaköy, yapacağı bir anket çalışması ile insan kaynakları potansiyelini, ihtiyaçlarını ve ihtiyaç önceliklerini belirlemelidir. Bunun için, kurumları arasında oluşturulacak koordinasyon ekibi rol almalıdır. Akçaköy’ün öncelikli eksiği dayanışmadır. Akçaköy bu eksiğini tamamladığı ölçüde toplumsal başarıyı sağlayabilecektir. Bunun için öncelikle yetişmiş, eğitimli bireylerinin en önemli dayanışma organizasyonu olan AKÇADER içinde yer alması ve yeteneklerini amaçları doğrultusunda kullanmaları gerekmektedir.
Yalnız olan rahat görmez, yardımlaşan yorulma bilmez.
Tatar Atasözü
Akçaköy, birlik ve beraberliği sağlayacak organizasyonlara ağırlık vermeli, kurumsal yapılarını bu amaçla teşvik etmelidir. Akçaköy, bireyleri arasında yaratılan ve suni olarak soruna dönüştürülen mahalle, akraba, ideoloji vb. olumsuz algılamalarını çözecek girişimlere zaman kaybetmeksizin başlamalıdır. Akçaköy, simge niteliğine sahip bir sevgi merkezine dönüştürülmelidir.
Herkesin yardımlaştığı yerde işler yarım kalmaz.
ANONİM
Akçaköy, nufuzunu güçlendirmek ve genişletmek için nüfusunu artırmalıdır.
Akçaköy, yetişmiş bireylerinden oluşan bir proje ve danışma komitesi oluşturmalı, işlev görmesi için gerekli koşulları hazırlamalıdır.
Akçaköy, kurumları ile ihtiyaçlarına yönelik kongre, konferans, seminer vb. organizasyonları düzenlemelidir.
Akçaköy’ün önemli bir misyonu, gelecek süreçte karayolu ağının Maçka’ya bağlanması ve Harmancık vb. yerlerin ilk aşamada yöresel turizme açılmasının sağlanması olabilir.
Akçaköy, AKÇADER’i on yıllık süreçte eskimişliğe ve yok olmaya terk etmemelidir. AKÇADER, Akçaköy’ün misyonu ve vizyonu ile ilgili önemli görevler gerçekleştirmiş ve bundan sonra da gerçekleştirebilir bir organizasyondur. Bunun için AKÇADER’e katılımı hızlandıracak çalışmalar sürdürülmeli, Akçaköy koordinasyon ekibi bu çalışmalarda rolünü üstlenmelidir.
Almayı iyi görüyorsan vermeyi kötü görme.
Uygur Atasözü
Akçaköy’ün kolay/zor önemli problemleri vardır ve bu problemleri AKÇADER çözebilir;
· AKÇADER gönüllülerini keşfetmek ve toplamak,
· AKÇADER için dernek evi satın almak,
· AKÇADER’e profesyonel bir yönetim anlayışı kazandırmak,
· AKÇADER’in üye potansiyelini genişletmek,
· Akçaköy ihtiyaçlarına yönelik bilimsel organizasyonlar düzenlemek,
· Akçaköy ihtiyaçlarına yönelik projeler üretmek, proje yardımı almak ve uygulanmasına katkı sağlamak.
· Akçaköy’ü ve insanlarını ziyaret etmek,
· Dayanışma konusunda AKÇADER üyelerine seminerler vermek,
· Düğün, cenaze vb. törenlerinde derneği temsil etmek,
· Eğitim kurumlarının ihtiyaçlarının giderilmesi ile ilgili organizasyon içinde bulunmak,
· Esnafları, iş adamlarını ve meslek erbabını ziyaret etmek,
· Fakir ailelere yardım etmek,
· Genç girişimcilere ve ortaklıklarına destek sağlamak,
· Gençlerin girişimcilik konusunda eğitimine olanak sağlamak,
· Gençlerin istihdamına yönelik iş eğitimi çalışmaları yapmak,
· Gençlerin zamanlarını değerlendirmelerini sağlamak,
· Hastaların tedavisi ve ilaç yardımı yapmak,
· İşsiz gençlerin istihdamına olanak sağlamak,
· Lise ve üniversite hazırlık kursları düzenlemek,
· Öğrencilere burs olanakları sağlamak,
· Yoksul öğrencilere eğitim ve ihtiyaç yardımı yapmakş.
Daha başkaca etkinliklerden de söz edilebilir. Ancak, öncelikle organizasyonel eksikliklerin giderilmesi en önemli sorun olarak ortada beklemektedir. Bütün sorunların çözümünde ve bunlara ilişkin etkinliklerin sürdürülmesinde gönüllülük gerekli ve yeterli bir unsurdur. Gönüllülük konusunda fedakarlık yapabilecek Akçaköylüler var oldukça AKÇADER yaşayacak ve güzel işler yapacaktır. Ancak, hala AKÇADER’i bugüne taşıyanlar beklenirse muhtemelen AKÇADER batacaktır.
Düşenin elinden tut ki sende düştüğün zaman tutacak bir el bulasın.
Ali Fuat BAŞGİL
AKÇADER bugüne kadar, bir grup insanın özverili çalışmaları ile hayatını sürdürmüş ve güzel işler yapabilmiştir. Geride çokça ve değerli Akçaköylü insan mevcuttur. Bugüne kadar bir grup insanın gösterdiği özveri, harcadığı enerji ve zaman tabi ki unutulmayacaktır. Bundan sonraki süreçte de aynı anlayışla, ancak tüm üyelerimizin ve Akçaköylülerin katılımı, güçleri ölçüsünde katkıları ile AKÇADER’in Akçaköy için hedeflenen işleri gerçekleştireceğine inancımızın kırılmayacağını da her Akçaköylü gibi umuyor ve bekliyoruz.
İnsan, dostlarının acılarına, onlarla bir olup ağlayıp sızlamakla değil, yardım ve bakımı ile katılmalıdır.
EPİKUROS
Birilerinin gelip birilerinin gitmesi ile AKÇADER’in fonksiyonel niteliğini sürdüremeyeceği bilinen bir gerçektir. On yıllık süreçte bunu algılamayan bir toplumun dayanışmasını sürdürmesi olanaksızdır.
Ekmeğini yalnız yiyen yükünü dişiyle kaldırır.
Türk Atasözü
AKÇADER’in on yılda eskimişliği ve nihayet bulması Akçaköy için gelecek süreçte ciddi arızalar yaratabilecek bir oluşum olacaktır. Böyle bir oluşuma hiçbir Akçaköylünün gönlü razı olmaz. Çokça deneyim kazanmışken, genç kuşağa böyle bir kötü deneyim bırakılmamalıdır. Bu nedenle, tüm Akçaköylülerin gönüllüler grubuna katılmaları ve varlıklarını zorlamaları gerekmektedir. Gelecek için...
Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
MEVLANA
Akçaköylü olmayan AKÇADER üyesi değerli dostlarımıza Akçaköy adına müteşekkiriz, AKÇADER'e emeği geçenlere minnettarız. Derneksiz de dostluklarımız baki kalacaktır. Kısmet, bir başka oluşuma olmasın...
Aldığımız şeylerle geçici bir süre var olur, ama verdiğimiz şeylerle ebediyen yaşarız.
D. M. LAVSON
|